İhracatta Markalaşma Adımları ve Devlet Destekleri Finansmanı

5 Şubat 2026
İhracatta Kalıcı Başarı İçin Markalaşmanın Önemi
Küresel pazarlarda kalıcı başarı hedefleyen ihracatçı şirketler için markalaşma kritik bir stratejik adımdır. Marka, tüketiciler nezdinde güven ve kaliteyi temsil eder; bu yönüyle ihracatçıların uluslararası pazarlarda güçlü bir konum edinmesini sağlayan en önemli araçlardan biridir. Dünya çapında tanınan bir marka yaratmak ise tek seferde gerçekleşmez – kapsamlı tanıtım faaliyetleri, yatırım ve zaman gerektiren uzun soluklu bir süreçtir. İhracatta markalaşma, bir şirketin ürün veya hizmetlerini uluslararası piyasalarda kendi markasıyla tanıtıp bilinirlik oluşturması yoluyla çeşitli avantajlar kazanması anlamına gelir. Bu avantajlardan başlıcaları şunlardır:
- Daha yüksek kâr marjları: Güçlü bir marka imajı, ürüne daha yüksek fiyat koyma imkânı tanır. Tüketiciler marka değerine inandıkları ürünlere daha fazla ödemeye gönüllü olurlar. Bu sayede markalı ürün ihracatı, basit fason üretime kıyasla daha yüksek birim fiyat ve kârlılık getirir.
- Müşteri sadakati: Markalaşma, müşterilerin belirli bir markayı devamlı tercih etmesini sağlar. Sadık müşteri kitlesi uzun vadede istikrarlı satışlar ve sürdürülebilir gelir akışı demektir. Kalıcı başarı için tekrar eden müşteri talebi yaratmak kritik önemdedir.
- Pazarlama ve reklam etkinliği: Bilinen bir markaya sahip ürünlerin tanıtımı daha etkilidir. Marka bilinirliği yüksek ürünler potansiyel alıcılar tarafından daha kolay fark edilip hatırlanır, böylece reklam ve pazarlama faaliyetlerinin verimliliği artar.
- Rekabet avantajı: Yoğun rekabet ortamında markalaşma, rakiplerden farklılaşma sağlar. Güçlü bir marka imajı, benzer ürünler arasında tercih edilme olasılığını yükseltir. Fiyat rekabetine girmeden müşteri kazanmanın yolu güçlü bir markadan geçer.
- Yeni pazarlara giriş ve genişleme: Tanınmış bir marka, yeni bir ülke pazarına girerken şirkete kolaylık sağlar. Marka bilinirliği, farklı coğrafyalardaki tüketicilerin güvenini kazanmayı hızlandırır ve ihracatçının pazar erişimini genişletir.
- Olumlu müşteri algısı: Marka imajı, ürün ve hizmetlerin kalitesi hakkında olumlu bir algı yaratır. İyi konumlanmış bir marka, tüketicilerin zihninde ürün kalitesi ve güvenilirliğine dair pozitif bir imaj oluşturur. Bu da markasız ürünlere kıyasla Türk malı imajını güçlendirir.
- Krizlere karşı dayanıklılık: Ekonomik dalgalanma veya kriz dönemlerinde güçlü markalar genellikle daha az zarar görür. Tüketiciler belirsizlik zamanlarında bildikleri ve güvendikleri markalara yönelme eğilimindedir. Bu da markalı ihracat yapan firmaların zorlu koşullarda dahi pazar payını korumasına yardımcı olur.
- Uluslararası prestij: Başarılı bir markalaşma stratejisi, şirketin uluslararası arenada tanınmasını ve itibar kazanmasını sağlar. Bu durum yeni iş ortaklıkları kurulması, yatırımlar çekilmesi ve ülke imajının yükselmesi gibi dolaylı faydalar da yaratır. Güçlü markalar, ülkemizin ihracatçı kimliğine global prestij kazandırır.
Yukarıdaki unsurlar, markalaşmanın ihracatta yalnızca kısa vadeli satış artışları için değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik avantajlar için de kilit rol oynadığını göstermektedir. Özellikle nihai tüketiciye yönelik sektörlerde (örneğin hazır giyim, gıda, beyaz eşya, kozmetik, mobilya gibi) markalı ihracatın katma değeri belirgin şekilde artmaktadır. Türkiye’de son yıllarda bu alanda farkındalık yükselmiş; 2004 yılında başlatılan ve dünyada devlet destekli ilk markalaşma modeli olan Turquality programı ile birçok sektörden Türk firmasının global marka olma yolculuğu hız kazanmıştır. Bugün yurt dışında mağazalar açabilen, tasarımıyla fark yaratan veya teknoloji ihraç eden pek çok Türk markasının arkasında Turquality desteği ve vizyonu bulunmaktadır.
Markalaşma Yolunda Atılması Gereken Adımlar
İhracat yapan şirketlerin markalaşma yolunda başarıya ulaşabilmeleri için belirli adımları planlı bir şekilde atmaları gerekir. Bu adımlar, markalaşma stratejisinin temelini oluşturur ve her biri dikkatle ele alınmalıdır:
Hedef Pazar Araştırması ve Strateji Oluşturma
İhracatta markalaşmanın ilk adımı, doğru pazarlara yönelmektir. Yeni bir ülkeye açılmadan önce o pazarın dinamiklerini, kültürel özelliklerini, tüketici tercihlerini ve rekabet durumunu analiz etmek şarttır. Pazar araştırması çalışmaları sayesinde ürününüz için en uygun hedef kitle ve konumlandırma belirlenebilir. Bu süreçte şirketler, profesyonel pazar araştırma raporları temin edebilir, danışmanlık hizmeti alabilir veya bizzat saha ziyaretleri yapabilir. Doğru yapılmış bir araştırma, yanlış pazara yatırım yapma riskini ortadan kaldırır ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlar. Marka veya TURQUALITY destek programına dahil olmasanız dahi 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar doğrultusunda Yurt Dışı Pazar Araştırması Desteği ile ilgili pazarları araştırmak maksadıyla yapacağınız ziyaretlerde ulaşım ve konaklama giderlerinin bir kısmı için finansman elde edilebilmektedir. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) için bu destek, kısıtlı bütçeyle doğru bilgiye ulaşma imkânı sunarak stratejik kararları kolaylaştırır.
Marka Tescili ve Fikri Mülkiyet Koruması
Markalaşma yolunda, şirketin marka adını ve logosunu hem yurtiçinde tescil ettirmesi kritik önem taşır. Aksi halde taklit edilme veya markanın başka firma tarafından kullanılma riski bulunmaktadır. İhracat yapan firmalar, markalarını hedef pazarlardaki ilgili mercilerde kaydettirerek yasal koruma sağlamalıdır. Nitekim Ticaret Bakanlığı’nın Marka/TURQUALITY programına başvuran şirketlerden, başvuru anı itibarıyla ilgili markanın Türkiye’de ve Madrid Protokolü’ne taraf ülkelerden en az birinde tescilli olması şartı aranmaktadır. Bu şart, uluslararası markalaşmada fikri mülkiyet korumasının vazgeçilmez bir adım olduğunu göstermektedir. Marka ve TURQUALITY destek programı süresince firmalar profesyonel marka danışmanlığı hizmeti alabilir; bu da Ticaret Bakanlığı’nın danışmanlık giderleri desteği kapsamında desteklenebilmektedir. Ayrıca markanın görsel unsurlarının tescillenmesi de önemlidir: logo tasarımı veya ambalaj tasarımı gibi unsurlar için gerekiyorsa endüstriyel tasarım tescili alınmalı, yenilikçi ürünler varsa patent veya faydalı model başvuruları yapılmalıdır. Bu tür fikri mülkiyet haklarına dair harcamalar da marka destek programı kapsamında uygun gider kalemleri arasındadır. Marka veya TURQUALITY destek programına dahil olmayan firmalar için ihracat destekleri kapsamında Yurt Dışı Marka Tescil Desteği sunulmakta olup, firmaların hedef pazarlarda marka tescili için yaptıkları harcamaların yarısı (hedef ülkelerde %70) geri ödenir. Bu destek, tescil ücretleri yanında patent vekili/avukat masrafları ve benzeri danışmanlık giderlerini de kapsar.
Ürün Uyarlama ve Kalite Standartları
Markalaşma yalnızca isim ve logodan ibaret değildir; marka vaadine uygun bir ürün veya hizmet kalitesi sunmak esastır. Uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için ürünlerin kalite standartlarının, teknik ve yasal gerekliliklerin karşılanması gerekir. Örneğin gıda sektöründe ihracat yapacak bir firmanın hedef ülke pazarına göre gıda güvenliği sertifikaları (HACCP, ISO 22000 vb.) edinmesi veya makine ihraç eden bir firmanın CE belgesi gibi pazara giriş belgeleri alması zorunlu olabilir. İhracatçı firmalar, ürünlerine dair kalite belgeleri, sertifikasyon, test ve analiz işlemleri, hatta bazı sektörlerde zorunlu ruhsatlandırma ve klinik test süreçlerini tamamlamalıdır. Bu tür belgelendirme ve test harcamaları, hem Marka veya TURQUALITY destek programında hem de bu programa dahil olmayan firmalarda desteklenen kalemlerdendir. Ticaret Bakanlığı’nın Pazara Giriş Belgesi Desteği gibi mekanizmaları ile, kalite ve uygunluk belgeleri ile test masraflarının yarısı karşılanabilmektedir. Böylece markalı ürünlerin uluslararası mevzuata uygunluğu sağlanarak, markaya duyulan güven pekiştirilir ve ihracatta engeller kaldırılır.
Kurumsal Kimlik ve Marka Konumlandırma
Şirketin marka stratejisi oluşturulurken, hedef pazara uygun bir kurumsal kimlik ve tutarlı marka mesajı geliştirilmelidir. Markanın ismi hedef kültürde uygun ve akılda kalıcı olmalı; logo, renkler ve görsel tasarımlar evrensel bir çekiciliğe sahip olmalıdır. Marka hikâyesi ve değerleri tanımlanarak tüketiciye hangi vaatlerin sunulduğu belirlenir. Bu aşamada profesyonel danışmanlık hizmetleri alınarak markanın konumlandırma stratejisi netleştirilebilir. Özgün ve ayırt edici bir marka kimliği, uluslararası pazarda markanın fark edilmesini ve hatırlanmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca şirketin kurumsal altyapısı (organizasyon yapısı, yönetim sistemleri, dijital altyapı vb.) marka vaadini destekleyecek şekilde güçlendirilmelidir.
Yurtdışı Dağıtım Kanalları
Güçlü bir marka yaratmak kadar, o markanın hedef pazarda erişilebilir olması da önemlidir. İhracatçı şirketler, seçtikleri ülkelerde uygun dağıtım kanallarını kurmalıdır. Bunun çeşitli yolları vardır: yerel distribütörlerle anlaşma yapmak, o ülkede kendi satış ofisini açmak, bayilik/franchise sistemi kurmak veya doğrudan perakende mağazaları açmak gibi. Her bir yöntemin maliyeti ve getiri potansiyeli değerlendirilmelidir. Markanın kontrolünü elde tutmak isteyen birçok firma, özellikle stratejik pazarlarda yurt dışı ofis, mağaza veya depo açarak doğrudan varlık göstermeyi tercih etmektedir. Bu adımın maliyetlerini hafifletmek üzere Ticaret Bakanlığı, Yurt Dışı Birim Kira Desteği sağlamaktadır. Söz konusu destek ile şirketlerin yurt dışında açtıkları mağaza, ofis, showroom, depo, franchise mağazası vb. birimlerin kira giderlerinin belli bir kısmı karşılanır. Örneğin ihracat teşvik programları, ofis/mağaza kira bedelinin %50’sine kadarını yıllık belirli bir üst limite dek destekleyebilmektedir (ülke bazında destek oranı %70 olabilir). Bu sayede firmalar, yüksek kira maliyetlerine katlanmadan marka varlığını sahada gösterebilirler. Aynı şekilde, yurt dışında mağaza dekorasyonu, temel kurulum giderleri ve konsept mimari çalışmalar da marka destek programı kapsamında uygun harcama kalemleri arasındadır. Dağıtım kanalı olarak franchise vermek isteyen markalar için de franchise kurulumu ile ilgili giderlere (mağaza açılışı, eğitim, vb.) destek imkânı bulunmaktadır. Kısacası, markanın hedef pazarda fiziksel varlık göstermesi için yapılan harcamalar devlet teşvikleriyle desteklenerek, şirketlerin global ağlarını kurmaları teşvik edilmektedir.
Tanıtım ve Pazarlama Faaliyetleri
Markalaşma sürecinde en görünür adım, hedef pazarda markanın bilinirliğini artırmaya yönelik tanıtım ve reklam çalışmalarıdır. Ürün veya hizmetin kalitesi ne kadar iyi olursa olsun, hedef müşteriler markayı tanımıyorsa başarı sınırlı kalacaktır. Bu nedenle ihracat yapan şirketler, hedef ülkelerde kapsamlı pazarlama planları yürütmelidir. Reklam ve tanıtım faaliyetleri oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir: televizyon, radyo, gazete, dergi gibi geleneksel mecralardan dijital platformlardaki reklamlara, sosyal medya kampanyalarından halkla ilişkiler (PR) çalışmalarına, açık hava reklamlarından influencer işbirliklerine kadar pek çok araç kullanılabilir. Ayrıca hedef pazarda düzenlenen sektörel fuarlar ve ticaret heyetleri de marka tanıtımı için kritik fırsatlardır; bu etkinliklere katılarak potansiyel müşterilerle doğrudan temas kurulabilir.
Tanıtım faaliyetleri genellikle yüksek bütçeler gerektirdiğinden, Yurt Dışı Reklam ve Tanıtım Desteği ihracatçı firmalar için büyük önem taşır. Ticaret Bakanlığı, uluslararası pazarlara yönelik reklam, katalog, broşür, dijital pazarlama gibi tanıtım harcamalarının yarısını desteklemektedir. Bu kapsamda, örneğin yurt dışında yayınlanan dergi reklamları, çevrimiçi reklam kampanyaları, yabancı dilde katalog basımı, marka lansman etkinlikleri gibi harcamalar uygun gider olarak kabul edilir ve fatura karşılığı destek ödemesi yapılır. Aynı şekilde yurt dışı fuar katılımı da hem marka bilinirliğini artırmak hem de müşteri bulmak için etkilidir; bu alanda da ayrı bir fuar desteği mevcuttur. Yurt dışı fuar desteği, Bakanlıkça onaylanan uluslararası fuarlarda stand açan şirketlere katılım maliyetlerinin (stand kirası, dekorasyon, nakliye vb.) bir kısmının ödenmesini içerir. Bu sayede KOBİ’ler de dünyanın önemli fuarlarında boy gösterip markalarını tanıtma şansı yakalayabilmektedir. Tanıtım ve pazarlama destekleri, firmaların global markalarla rekabet edebilecek cesur adımlar atmasını kolaylaştıran kritik bir finansal kaldıraç görevi görür.
Kurumsallaşma ve İnsan Kaynağı Gelişimi
Kalıcı bir marka başarısı için, şirketin iç yapısının ve operasyonlarının da markaya uyumlu şekilde gelişmesi gerekir. Kurumsallaşma, markalaşma sürecinin önemli bir parçasıdır. Şirketlerin yönetim becerileri, tedarik zinciri yönetimi, müşteri hizmetleri, inovasyon kabiliyeti gibi konularda kendini geliştirmesi, markanın tutarlı bir şekilde büyümesini sağlar. Özellikle hızlı büyüyen markalarda sürdürülebilirlik için iç süreçlerin standardizasyonu ve iyileştirilmesi şarttır. Bu noktada şirket içi eğitimler, yönetim danışmanlığı hizmetleri ve üst düzey yönetici gelişim programları devreye girer. Nitekim TURQUALITY programı kapsamında firmalara yalnızca parasal destek verilmemekte, aynı zamanda stratejik danışmanlık ve yönetsel eğitim imkânları da sunulmaktadır. Örneğin, program kapsamında belirlenen şirketlerin orta ve üst düzey yöneticilerine Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde özel eğitim programları sağlanmakta; böylece şirketin vizyoner yönetim kapasitesi artırılarak global markalaşma yolculuğuna hazırlanmaları hedeflenmektedir. Ayrıca kurumsal altyapıyı güçlendirmek adına ERP, CRM gibi yazılım sistemlerinin kurulumu, organizasyon yapısının yeniden yapılandırılması, dijitalleşme projeleri gibi harcamalar da marka destek unsurları arasında yer alabilir. Bu tür kapasite geliştirme yatırımları, marka sözünün müşteriye tutarlı bir deneyim olarak yansımasına yardımcı olur.
Süreklilik, İzleme ve İyileştirme
Markalaşma tek seferlik bir proje değil, sürekli takip ve yatırım gerektiren bir süreçtir. İhracatçı şirketler markalarının hedef pazarlardaki performansını izlemeli, marka bilinirliği ve müşteri algısı konusunda dönemsel ölçümler yapmalıdır. Gerekirse pazarlama stratejileri yeni trendlere veya rekabet şartlarına göre revize edilmelidir. Devlet destekleri de bu sürekliliği sağlamak üzere belli sürelerle kurgulanmıştır. Örneğin marka destek programına dâhil olan bir firma 4 yıl boyunca desteklenir; eğer program sonunda marka istenen olgunluğa ulaşmamışsa farklı pazarlarda yeniden destek başvuruları yapılabilir veya uygun görüldüğünde TURQUALITY programına geçiş yapılarak destek süresi uzatılabilir. Önemli olan, markalaşma hedefinin şirketin uzun vadeli stratejik planının merkezinde yer alması ve yönetim kadrosunca sahiplenilmesidir. Bu şekilde sürekli iyileştirme döngüsü ile marka değeri zamanla artacak ve ihracatta kalıcı başarı mümkün olacaktır.
Yukarıda sıralanan adımlar tüm sektörlerdeki ihracatçılar için geçerlidir. Ancak özellikle moda tekstil, gıda, tüketici elektroniği, mobilya, kozmetik gibi son kullanıcıya hitap eden sektörlerde bu adımların her biri ayrı bir önem kazanmaktadır. Örneğin moda/hazır giyim alanında markanın özgün tasarım kimliği ve mağaza deneyimi ön plandayken, teknoloji ürünlerinde Ar-Ge ve inovasyon marka algısının merkezinde yer alır. Şirketler kendi sektörlerinin dinamiklerini dikkate alarak markalaşma adımlarını uyarlamalıdır. Önemli olan, markalaşma sürecini bir bütün olarak ele alıp adım adım uygulamak ve her aşamada ortaya çıkabilecek engellere karşı hem iç kaynakları hem de devlet desteklerini etkin kullanmaktır.

Markalaşma Sürecindeki Harcamalar ve Ticaret Bakanlığı Destekleri
Markalaşma süreci, beraberinde önemli maliyet kalemlerini getirir. Yurtdışında marka yaratmak; pazarlama tanıtım bütçelerinden yurtdışı ofis kurulumuna, danışmanlık hizmetlerinden patent ve tescil masraflarına dek pek çok harcama gerektirebilir. Bu noktada T.C. Ticaret Bakanlığı, ihracatçı firmaların markalaşma yolunda karşılaştıkları finansal yükü hafifletmek amacıyla kapsamlı destek programları sunmaktadır. Özellikle 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar çerçevesinde, Marka Destek Programı ve TURQUALITY® Destek Programı adıyla iki kademeli bir destek mekanizması uygulanmaktadır. Bu programlar, şirketlerin yukarıda sayılan markalaşma adımlarındaki harcamalarının önemli bir bölümünü devlet katkısıyla karşılamaktadır.
Marka Destek Programı
Marka Destek Programı, ihracatta markalaşma potansiyeli taşıyan Türk markalarını desteklemek üzere yapılandırılmıştır. Programa kabul edilen şirketlerin, markalaşma faaliyetlerine ilişkin çok sayıda gider kalemi 4 yıl boyunca %50 oranında desteklenmektedir. Desteklenen harcamalar, markalaşma adımlarında karşılaşılan hemen hemen tüm temel giderleri kapsamaktadır. Örneğin bir şirket Marka Destek Programı kapsamına alındığında şu tür harcamalarının %50’sini devlet desteğiyle geri alabilir:
- Fikri mülkiyet tescil ve koruma giderleri: Marka tescili ve yenileme ücretleri, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım tescil masrafları. Marka koruması gerektiğinde hukuki koruma süreçlerinin (ör. marka itiraz veya dava masrafları) giderleri destek kapsamındadır.
- Pazara giriş ve belge giderleri: Hedef pazara giriş için gereken sertifika, ruhsat ve izinlerin alınmasıyla ilgili ücretler. Örneğin kalite belgeleri, uluslararası uygunluk sertifikaları, ürün kayıt işlemleri vb. harcamalar destek kapsamındadır.
- İstihdam ve danışmanlık giderleri: Şirketin marka yönetimi, pazarlama, mağazacılık veya uluslararası büyüme konularında uzman personel istihdamı maliyetleri desteklenir. Ayrıca kurumsal altyapı oluşturma, marka stratejisi, pazarlama, dijital dönüşüm vb. konularda profesyonel danışmanlık hizmeti alım giderleri de desteklenmektedir.
- Marka stratejisi geliştirme giderleri: Destek kapsamına alınan markalı ürünlere yönelik bir gelişim yol haritası çalışması hazırlanması (yani markanın mevcut durum analizini yaparak eksiklerin tespiti ve bir iş planı oluşturulması) bu program dahilinde teşvik edilir. Bu çalışma için yapılan harcamalar desteklenir.
- Pazar araştırması ve rapor giderleri: Hedef pazarlara yönelik yaptırılan detaylı pazar araştırması raporları veya sektörel analiz çalışmaları desteklenir. Bu sayede şirketler yeni pazarlara giriş öncesi bilgi edinme maliyetlerini daha rahat karşılayabilir.
- Tanıtım ve reklam giderleri: Yurt dışında markayı tanıtmak amacıyla gerçekleştirilen reklam kampanyaları, halkla ilişkiler faaliyetleri, dijital pazarlama işleri, katalog ve broşür hazırlama, showroom düzenleme gibi tanıtım faaliyetleri program dahilinde %50 desteklenir.
- Yurt dışı fuar katılım giderleri: Şirketin uluslararası fuarlara katılım masrafları (stand kira ücreti, stand dekorasyonu, nakliye, fuar kayıt ücreti vb.) destek oranı dahilinde karşılanır. Bu, markanın hedef pazarlarda vitrine çıkması için önemli bir destektir.
- Yurt dışı birim ve mağaza giderleri: Şirketin hedef pazarlarda açtığı ofis, mağaza, depo gibi birimlerin kira giderleri ile bu birimlerin temel kurulum masrafları ve konsept mimari tasarım harcamaları 4 yıl boyunca desteklenir. Örneğin bir Türk markası yurtdışında mağaza açtığında, mağaza kirasının yarısını devlet geri öder. Benzer şekilde mağazanın dekorasyonu veya konsept tasarımına ilişkin harcamalar destek kapsamındadır.
- Franchise giderleri: Markanın yurtdışında franchising yoluyla yayılması durumunda, franchising ile ilgili bazı harcamalar (örneğin franchise mağazaların kurulumu, franchise ücretleri vb.) yine %50 destek oranıyla karşılanabilir.
- Depolama ve lojistik hizmet giderleri: Ürünlerin hedef pazarda depolanması için alınan profesyonel depo hizmetleri veya lojistik çözümlerine ilişkin giderler de program kapsamında desteklenmektedir.
Yukarıdaki tüm bu harcama kalemleri, Marka Destek Programı şirketlere geniş bir yelpazede yardımcı olmaktadır. Program dahilinde tek bir marka için sağlanabilecek toplam destek tutarı, 2026 yılında yıllık 246.634.310 TL ile sınırlandırılmıştır. Bu üst limit her yıl enflasyona göre güncellenmektedir. Şirket, bir markası için 4 yıllık süre boyunca yukarıda sayılan giderlerde toplamda 246 milyon TL’ye denk gelecek devlet desteğini azami olarak kullanabilir. Bu oldukça yüksek bir tutar olup, markalaşma yolundaki masrafların önemli bir kısmını karşılayabilecek düzeydedir.
TURQUALITY® Destek Programı
Turquality Destek Programı, devlet destekli markalaşma programlarının en kapsamlısıdır ve genellikle daha ileri seviyede global marka vizyonu olan firmaları hedefler. Turquality, dünyanın ilk ve tek devlet destekli marka geliştirme programı olarak anılır. Bu programa kabul edilen firmalar, tıpkı Marka Destek Programı’nda olduğu gibi yukarıda listelenen harcama kalemlerine yönelik %50 oranında destek alırlar. Destek kapsamındaki gider türleri büyük ölçüde aynıdır: patent/marka tescili, danışmanlık, tanıtım, fuar, birim kira, pazara giriş belgeleri, vb. tüm faaliyetler Turquality bünyesinde de desteklenmektedir. Ancak Turquality programının farkı, ölçek ve süre bakımından kendini gösterir.
Turquality programına dahil olan markalar için destek süresi hedef pazar bazında 5 yıla kadar çıkabilmektedir. Şirketler program başvurusu yaparken belirli hedef ülkeler sunar ve Bakanlıkça onaylanan her bir hedef ülke için marka geliştirme faaliyetleri 5 yıllık dönem boyunca desteklenir. Bu süre sonunda firmanın performansı değerlendirilerek gerekirse program üyeliği ve destek süresi yeni bir dönem için uzatılabilir. Dolayısıyla Turquality, başarılı firmalara markalaşma yolunda uzun soluklu bir devlet desteği sunar. Turquality kapsamındaki bir şirketin toplam destek üst limiti ise marka programına göre daha yüksektir: Tek bir marka için 2026 yılında yıllık 493.271.347 TL’ye kadar destek ödemesi yapılabilmektedir. Bu yüksek limit, Turquality şirketlerinin küresel marka olma yolunda daha büyük bütçeli projelerini (örneğin yaygın mağaza açılışları, uluslararası geniş çaplı reklam kampanyaları, ileri düzey kurumsal dönüşüm projeleri vb.) rahatça yürütebilmelerini amaçlar.
Turquality programı sadece maddi destek sağlamakla kalmaz, aynı zamanda firmaların kurumsal kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı olan bir yönetim disiplinine de sahiptir. Program kapsamında firmalar belirli performans kriterlerine göre izlenir; stratejik planlama, finansal yönetim, tedarik zinciri yönetimi, marka yönetimi, insan kaynakları gibi alanlarda en iyi uygulamaları benimsemeleri teşvik edilir. Bu yönüyle Turquality, şirketleri küresel arenada rekabet edebilecek şekilde işletme mükemmelliğine de yönlendirmektedir. Nitekim 20 yıllık uygulama sürecinde Turquality, firmaların tasarım, inovasyon, kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik gibi konuları iş stratejilerinin merkezine koymalarına katkı sağlamıştır. Bugün Turquality desteği almış firmalar arasında moda perakendesinden beyaz eşyaya, gıdadan kozmetiğe kadar çok çeşitli sektörlerden başarılı markalar bulunmaktadır.
Özetlemek gerekirse, Ticaret Bakanlığı’nın 5973 sayılı Karar kapsamındaki Marka ve Turquality destekleri, ihracatçı firmaların markalaşma sürecinin her aşamasına dokunan kapsamlı teşvikler sunmaktadır. Şirketler belirli kriterleri karşılayıp bu programlara kabul alarak, marka oluşturmada yaptıkları harcamaların yarısını devletten geri alabilmekte; böylece risklerini azaltıp daha cesur adımlar atabilmektedir. 2026 yılı Şubat dönemi itibarıyla Türkiye genelinde 422 firma bu programlardan yararlanmaktadır. Bu firmaların gerçekleştirdiği ihracatın, ülkemiz toplam ihracatında hatırı sayılır bir payı vardır.
Sonuç: Markalaşma ve Desteklerle Kalıcı Başarı
Markalaşma yolunda atılacak adımlar ve kullanılacak devlet destekleri, ihracatçı şirketlerimizin uluslararası pazarlarda kalıcı başarı elde etmeleri için kritik bir birleşim sunmaktadır. Başarılı bir markalaşma, şirketleri fiyat rekabetinden çıkarıp değer rekabetine taşımakta; tüketici gözünde kalite ve güven sembolü haline getirmektedir. Öte yandan, Ticaret Bakanlığı’nın sağladığı ihracat destekleri – özellikle Marka ve Turquality programları – bu zorlu yolculukta firmalara önemli bir finansal ve stratejik güç katmaktadır. Markalaşma sürecine dahil olan harcamaların yarısının devletçe karşılanması, şirketlerin uzun vadeli marka yatırımlarını daha rahat planlamalarını sağlamaktadır.
Unutulmamalıdır ki ihracatta markalaşma, sadece kısa vadeli satış artışlarını hedefleyen bir yaklaşım değildir; esasen uzun vadeli stratejik avantajlar elde etmeye odaklanır. Güçlü bir marka oluşturmak, tıpkı üretim tesisine yatırım yapmak gibi şirket için geleceğe yönelik bir yatırımdır. Bu nedenle, ihracat yapmayı planlayan veya halihazırda yapan her şirketin marka stratejisine sahip olması, bunu bir şirket vizyonu haline getirmesi kritik önem taşır. Devletin sunduğu destekler ise bu vizyonu hayata geçirme yolunda önemli bir kolaylaştırıcıdır.
Sonuç olarak, ihracatta kalıcı başarı için kaliteli ürün, rekabetçi fiyat gibi unsurlar kadar güçlü bir marka kimliği de şarttır. Markalaşma adımlarını kararlılıkla atan ve bu süreçte sunulan desteklerden faydalanan Türk şirketleri, küresel pazarda kalıcı bir yer edinme yolunda önemli avantajlar elde edecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
TURQUALITY® tam olarak nedir? Bir teşvik mi, bir dönüşüm programı mı?
TURQUALITY®, klasik bir teşvikten ziyade şirketi 5 yıl boyunca kurumsal, finansal ve operasyonel olarak dönüştüren bir iş modeli programıdır. Gelişim Yol Haritası (GYH) ve Stratejik İş Planı (SİP) ile şirketin tüm yapısı “best practices” seviyesine taşınır.
Marka Programı ile TURQUALITY® arasındaki temel fark nedir?
– Marka Programı (4 yıl): Kurumsal olgunluk ve hazırlık evresi
– TURQUALITY® (5 yıl / hedef pazar): Küresel marka gücünü pazarda konsolide etme evresi
Gelişim Yol Haritası (GYH) ve Stratejik İş Planı (SİP) neden bu kadar önemli?
GYH, 5 yıllık ana stratejidir. SİP ise bunun bütçelendirilmiş ve KPI’lara bağlanmış uygulama planıdır. Destek ödemeleri, bu iki dokümandaki projelerle doğrudan ilişkilidir.
“İlişkili kişi” ne demektir ve neden kritiktir?
Ortakların eşleri, 3. dereceye kadar akrabaları ve sermaye/yönetim bağı olan şirketler ilişkili kişi sayılır. Bu taraflardan alınan hizmetler desteklenmez.
Programa başvurmak için minimum ihracat şartı nedir?
– Standart: Son 3 yıl ortalaması ≥ 3 Milyon USD ve kesintisiz ihracat
– Hızlı giriş: Son 1 yıl ≥ 10 Milyon USD (bazı şartlar esnetilir)
Ön inceleme sürecinde ne yapılır?
Bakanlıkça akredite BDK’lar (Deloitte, PwC, EY, KPMG, Grant Thornton) şirketi 10 ana başlıkta analiz eder. Bu süreç bir kurumsal check-up niteliğindedir.
Tanıtım desteğinde en sık yapılan hata nedir?
Türkçe yapılan tanıtımlar, Amazon iç reklamları ve yayın kanıtı olmadan sunulan prodüksiyon giderleri en çok reddedilen kalemlerdir.
Tanıtım malzemeleri yurt dışına nasıl gönderilmelidir?
Katalog, promosyon vb. materyaller bedelsiz ihracat veya iz bedeli ile çıkarılmalı ve gümrük/kargo belgesiyle tevsik edilmelidir.
Yurt dışındaki mağaza/ofis kirası nasıl desteklenir?
Birim kira ve kurulum giderleri desteklenir. Ancak Bakanlık yurt dışı temsilcisinin yerinde incelemesi onay için ön şarttır.
Franchise mağazalar desteklenir mi?
Evet. Franchise sisteminde 2 yıl brüt kira ve kurulum/dekorasyon giderleri %50 oranında desteklenir.
Danışmanlık desteğinde yazılım lisansları desteklenir mi?
Evet. ERP, CRM vb. yazılımların lisans + yıllık bakım/güncelleme bedelleri destek kapsamındadır. Donanım desteklenmez.
Kaç tasarımcı/mühendis istihdamı desteklenir?
Aynı anda azami 10 kişi için brüt maaş desteği verilir (prim ve mesai hariç).
Hedef pazar süresi ne zaman başlar?
O pazardaki ilk ödeme belgesi tarihiyle başlar. Harcama yapmadan önce pazar onayı alınmalıdır.
DYS’de başvuru için kritik süre nedir?
– Harcama sonrası 6 ay
– Fuar sonrası 3 ay
Yurt dışı iştirak harcama yapabilir mi?
Evet. Ancak %51 organik bağ veya konsolide finansal kontrol şartı vardır ve sistemde tanımlı olmalıdır.
Performans puanı düşerse ne olur?
5. yıl sonunda puan yetersizse destek oranı:
%50 → %40 → %25 → kapsamdan çıkarılma sürecine girer.
Hedef ülke ve hedef sektör avantajı nedir?
– Hedef ülke: +20 puan
– Hedef ülke + hedef sektör: +5 puan (toplam %75’e kadar)
En Son Eklenen Yazılar
En Çok Okunan Yazılar
Kategoriler
Bültenimize abone olun!
KOSGEB, IPARD, TÜBİTAK ve Sağlık Turizmi destekleri gibi hibe ve teşvik programlarından ilk sizin haberiniz olsun!








