İşletmelerin Finansman İhtiyacında Destek Programları ve 2026 KOSGEB Destekleri

14 Şubat 2026
İşletmeler büyüdükçe finansman ihtiyaçları da doğal olarak artar. Bunun temel sebebi, büyümenin getirdiği yeni yatırım, işletme sermayesi ve nakit akışı gereksinimleridir. Akademik araştırmalar, firma ölçeği büyüdükçe işletme sermayesi ihtiyacının orantılı olarak yükseldiğini ortaya koymuştur. Özellikle hızlı büyüyen işletmeler, iç kaynaklarının (örn. kârların yeniden yatırılması) sınırlı kalması nedeniyle finansman açığı ile karşılaşabilirler. Bu durumda mevcut finansman kaynakları göreceli olarak “daralır” ve şirket dışı yeni kaynaklara talep artar. Sonuç olarak, sürdürülebilir bir büyüme için işletmelerin ölçeklerine uygun ek finansman sağlaması kritik hale gelir. Aksi takdirde finansman yetersizliği, büyümenin yavaşlamasına veya fırsatların kaçırılmasına yol açabilir. Bu yazımızda KOSGEB Destekleri odağında bu finansman imkanlarından bahsedeceğiz.
İşletmeler için Başlıca Finansman Kaynakları
Büyümekte olan bir işletme, finansman ihtiyacını karşılamak için çeşitli kaynaklara başvurabilir:
- Öz Kaynak ve İç Kaynaklar: Kârların yeniden yatırılması, ortakların sermaye artırımı veya özkaynak benzeri fonlar. Ancak işletme büyüdükçe oluşan finansman ihtiyacını her zaman tamamen karşılayamayabilirler.
- Banka Kredileri ve Finansal Kurumlar: Ticari bankalar, katılım bankaları, faktoring ve leasing şirketleri işletmelere nakit kredi, işletme sermayesi kredisi, yatırım kredisi gibi ürünler sunar. Büyük ölçekli şirketler uygun koşullarda kredi bulmakta genelde zorlanmazken, KOBİ’ler için banka kredilerine erişim daha zor ve maliyetli olabilmektedir. Türkiye’de Türk Eximbank gibi özel misyonlu bankalar da ihracatçı işletmelere düşük faizli kredi programları sunmaktadır. Ancak Eximbank kredileri, yalnızca ihracat taahhüdü karşılığında ve belirli limitler dâhilinde sağlanır; örneğin Eximbank’ın ihracat öncesi kredi programından yararlanmak için firma bazında belirli bir FOB ihracat taahhüdü vermek gereklidir. Dolayısıyla ihracat yapmayan bir şirket Eximbank’tan doğrudan kredi alamaz ya da mevcut ihracatçı ise Eximbank limitini doldurmuşsa ilave Eximbank kredisine erişemeyebilir. Bu durumda alternatif finansman kaynaklarına ihtiyaç doğar.
- Sermaye Piyasaları ve Yatırımcılar: Daha büyük ve kurumsal işletmeler hisse ihraç ederek veya tahvil/bono çıkararak finansman sağlayabilir. Girişim sermayesi (VC) veya melek yatırımcılar da özellikle hızlı büyüyen şirketlere sermaye desteği sunabilir. Ancak bu yöntemler, özellikle KOBİ’ler için her zaman erişilebilir veya tercih edilir olmayabilir.
- Devlet Destekleri ve Teşvikler: Kamu kurumları tarafından sunulan hibe, kredi destekleri veya teşvik programları da işletmeler için önemli bir finansman kaynağıdır. Hem kredi erişimini hem de faiz/kâr payı desteğini bir arada barındıran KOSGEB desteklerine detaylı şekilde değinilecektir.
Devlet Destek Programları ile Finansman İmkânları
Türkiye’de işletmeler, çeşitli kamu kurumlarının sunduğu destek programları aracılığıyla finansman ihtiyaçlarını uygun koşullarla karşılayabilirler. Bu programlar genellikle hibe, kredi faiz desteği veya vergi teşviki gibi araçlarla işletmelere mali avantaj sağlar. Öne çıkan bazı devlet destek mekanizmaları şunlardır:
KOSGEB Destekleri
KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi), KOBİ’lere yönelik birçok hibe ve destek programının yanı sıra son yıllarda finansmana erişimi kolaylaştıran kredi destek programları başlatmıştır. Bu programlar sayesinde işletmeler, piyasaya kıyasla çok daha düşük maliyetli kredi kullanabilmektedir. (KOSGEB destekleri hakkında detaylı bilgilere sonraki bölümde yer verilecektir.)
T.C. Ticaret Bakanlığı Destekleri
İhracat yapan veya dış pazarlara açılmak isteyen şirketler için Ticaret Bakanlığı çeşitli teşvik programları sunar. Örneğin, işletmeler bireysel olarak 5973 sayılı Karar kapsamında İhracat Desteklerinden yararlanırken, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (Ur-Ge) Destek Programı kapsamında işletmeler kümeler halinde eğitim, danışmanlık ve yurtdışı pazarlama faaliyetleri için hibe alabilir. Ayrıca Turquality gibi markalaşma programları veya yurt dışı fuar katılım destekleri, firmaların dış pazarlarda büyümesini finansal olarak destekleyen önemli araçlardır.
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvikleri
Sanayi Bakanlığı, yatırım teşvik sistemi aracılığıyla finansman kolaylıkları sağlar. Yatırım teşvik sisteminde KDV, gümrük gibi vergi muafiyeti ile birlikte faiz desteği önemli bir araçtır; belirli yatırım projeleri için kullanılan kredi faizinin bir kısmı devlet tarafından karşılanabilir. Örneğin, hedef veya öncelikli yatırımlar için teşvik belgesi alan şirketler, bankalardan aldıkları yatırım kredilerinin faizinin belirli puanını hazine faiz desteği ile sübvanse edebilir.
TÜBİTAK Destek Programları
TÜBİTAK, Ar-Ge ve inovasyon projelerini destekleyen başlıca kurumlardan biridir. TEYDEB programları çerçevesinde şirketlerin Ar-Ge projelerine %60-75’e varan oranlarda hibe desteği verilir. Ayrıca TÜBİTAK, başarılı Ar-Ge projelerinin ticarileşme aşamasında geri ödemeli faizsiz krediler veya sermaye desteği gibi finansman araçları da sunabilmektedir. Bu sayede özellikle teknoloji odaklı büyüyen işletmeler, projelerini hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları fonu daha rahat bulurlar.
Kalkınma Ajansları Destek Programları
Bölgesel kalkınma ajansları, bulundukları bölgedeki işletmelere yönelik hibe programları açarlar. Bu ajanslar, bölgelerinin öncelikli sektörlerinde projelere mali destek verir. KOBİ’ler, kalkınma ajanslarının proje çağrılarına başvurarak üretim kapasitesi artırma, enerji verimliliği, dijitalleşme, turizm geliştirme gibi konulardaki projeleri için hibe alabilirler. Bu hibeler de dolaylı olarak şirketlerin finansman yükünü azaltan önemli kaynaklardır.
Yukarıdaki programlar, farklı kamu kurumlarınca sunulsa da ortak noktaları, şirketlerin büyüme ve yatırım ihtiyaçlarını daha düşük maliyetle finanse edebilmelerini sağlamaktır. Özellikle KOSGEB’in son dönemde uygulamaya koyduğu kredi destek programları bu alanda dikkat çekmektedir. Üstelik, bazı durumlarda hem yukarıda bahsedilen programlardan hem de KOSGEB destekleri ile sağlanan finansman imkanlarından bir arada yararlanılması mümkün olabilmektedir. Elbette, özellik arz eden durumlar vardır.
KOSGEB’in Uygun Maliyetli Kredi Destek Programları
KOSGEB, KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve büyümelerini desteklemek amacıyla çeşitli kredi faiz destek programları geliştirmiştir. Bu programlar, doğrudan kredi vermekten ziyade, bankalardan kullanılacak kredilerin faiz veya kâr payı giderlerini karşılamak suretiyle işletmelere önemli bir mali avantaj sağlar. KOSGEB’in hayata geçirdiği başlıca finansman programları şunlardır:

Küresel Rekabetçilik Destek Programı
Ölçeğini büyütmüş, uluslararası pazarlara açılmaya hazır işletmeler için geliştirilmiştir. Program, yenilikçi ve rekabetçi ürün geliştiren, ihracatını arttırmak isteyen veya orta-yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli KOBİ’leri hedef alır. Bu program kapsamında işletme başına 50 milyon TL’ye kadar kredi imkânı sunulmaktadır. Kredi vadesi azami 36 ay olup proje süresi 24 aydır. KOSGEB, kredinin faiz veya kâr payı giderlerine 20 puanlık destek sağlamaktadır. Başka bir deyişle, piyasa faiz oranından 20 puanlık kısmını KOSGEB karşılayarak krediyi firma için son derece düşük maliyetli hale getirmektedir. Örneğin, bu destek puanı sayesinde yıllık %45 faizli bir kredi, firma açısından %25 faizliymiş gibi bir yük getirecektir (aradaki %20’lik faiz farkı KOSGEB tarafından karşılanır).
Bu program, ihracata yönelmek veya küresel ölçekte rekabet gücünü artırmak isteyen KOBİ’ler için stratejik bir fırsat sunmaktadır. Programdan faydalanmak için işletmelerin KOSGEB veri tabanına kayıtlı, aktif, limited veya anonim şirket statüsünde olmaları ve belirli büyüme/teknoloji kriterlerini sağlamaları gerekmektedir. KOSGEB, programa kabul edilen projelerin personel, makine-teçhizat, yazılım, eğitim, danışmanlık gibi giderlerine geri ödemesiz destek de verirken; en önemli katkı, bahsedilen kredi faiz desteğiyle uygun finansman sağlamasıdır.

Kapasite Geliştirme Destek Programı
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretim kapasitesini, verimliliğini ve pazar payını artırmaya yönelik yatırım projelerini destekler. Özellikle hızlı büyüyen ve ölçek büyütmek isteyen imalatçı KOBİ’ler bu programdan yararlanabilir. Program kapsamında işletmeler en az 1 milyon TL, en fazla 20 milyon TL tutarında kredi için destek alabilirler. Kredi vadesi 36 ay, proje süresi 24 ay olarak belirlenmiştir. KOSGEB, bu kredilerin de faiz/kâr payı giderlerinin 20 puanlık kısmını karşılamaktadır. Destek geri ödemesiz olarak, yani hibe niteliğinde verilir. Bu sayede firmalar, kapasite artırıcı yatırımlar için neredeyse faizsiz sayılabilecek kredi bulma olanağına kavuşmaktadır. Programın 2025 yılındaki uygulama sonuçları, KOBİ’ler açısından ne denli önemli bir finansman kaynağı haline geldiğini göstermektedir: Yalnızca 2025 yılında 1.160 işletme bu program aracılığıyla 14,8 milyar TL uygun krediye erişmiştir; toplamda 2.440 işletmeye 38,4 milyar TL finansman imkânı sağlanmıştır. Bu rakamlar, çok sayıda KOBİ’nin banka kredilerini KOSGEB faiz desteğiyle alabildiğini ve büyüme yatırımlarını finanse edebildiğini ortaya koymaktadır. Programdan yararlanmak için KOSGEB’e proje başvurusu yapmak ve işletmenin KOBİ statüsünde olması (KOSGEB’e kayıtlı, aktif, güncel beyanlı, limited veya A.Ş. olması) gerekmektedir. Ayrıca başvuran işletmenin “hızlı büyüyen işletme” kriterini sağlaması istenmektedir; ancak başarıyla tamamlanmış bir KOSGEB veya TÜBİTAK ar-ge projesi olan, Ar-Ge merkezi olan, TEKMER veya Teknokent’te faaliyet gösteren veya büyük firmaların tedarikçisi konumunda projeler yürüten şirketler için hızlı büyüme şartı aranmamaktadır. Başvurusu uygun bulunan KOBİ, protokol yapılan bankalardan krediyi kullanırken faizin bir bölümünü KOSGEB karşılar.

KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı
İmalat sanayindeki KOBİ’lerin dijital teknolojileri işletmelerine entegre etmelerini hızlandırmak için tasarlanmıştır. Günümüz rekabet ortamında dijital dönüşüm yatırımları (ör. otomasyon, yapay zekâ, IoT entegrasyonu) yüksek maliyetli olabilmektedir; bu program, bu mali engeli azaltmayı hedefler. Program kapsamında 1 milyon TL ile 20 milyon TL arasında kredi tutarları desteklenmektedir. KOSGEB, bu kredilerin faizinin 20 puanlık kısmını hibe olarak üstlenir; böylece işletmeler kredi faizinde %20 indirim elde eder. Örneğin, piyasada yıllık %46 faizle alınacak bir yatırım kredisi, KOSGEB desteği sayesinde firma için fiilen %26 faizli hale gelmektedir. Kredi vadesi azami 36 ay olup program süresi 24 aydır. Programın önemli bir ön şartı, işletmenin dijital dönüşüm ihtiyacını belirlemiş ve bir Dijital Dönüşüm Olgunluk Değerlendirme Raporu hazırlamış olmasıdır. Bu amaçla firma, TÜBİTAK TÜSSİDE veya yetkilendirilmiş diğer merkezlerden bir danışmanlık alarak dijital olgunluk analizini yaptırmak durumundadır. Ayrıca başvuru yapacak işletmenin finansal durumunun sağlıklı olması (son üç yılda faaliyet kârının veya son yıl özkaynakların negatif olmaması) şartı aranır.
KOBİ Dijital Dönüşüm programı 2024 yılında duyurulmuş ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) işbirliği ile 300 milyon Euro tutarında bir finansman havuzu oluşturulmuştur. Bu sayede imalat sektöründeki KOBİ’lere, dijitalleşme projelerini hayata geçirmek üzere 20 milyon TL’ye kadar 36 ay vadeli uygun maliyetli kredi sağlanmaya başlanmıştır. Programın uygulanmasında Türk Eximbank modeline benzer şekilde, KOSGEB finansman desteğini sağlamakta; krediler ise anlaşmalı bankalar (örneğin TEB, İş Bankası, Yapı Kredi) üzerinden kullandırılmaktadır. Sonuç olarak, dijital dönüşüm hamlesi yapmak isteyen KOBİ’ler, bu program sayesinde yüksek faiz yükü altına girmeden gerekli yatırımı finanse etme imkanına kavuşmaktadır. Bu da uzun vadede KOBİ’lerin verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırarak finansal performanslarını iyileştirmektedir.
Not: Yukarıdaki KOSGEB programları, genellikle Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankalarla yapılan protokollerle yürütülmektedir. KGF, teminat yetersizliği yaşayan KOBİ’lere kefalet sağlayarak bankaların kredi verme istekliliğini artırır. Böylece KOSGEB, bir yandan faiz desteği ile krediyi ucuzlatırken diğer yandan KGF iş birliğiyle kredinin erişilebilirliğini de yükseltmektedir.
KOSGEB Destekli Kredilerin Şirketlere Finansal Faydaları
KOSGEB’in faiz destekli kredi programları, büyümek isteyen işletmeler için çifte fayda sağlamaktadır: hem uygun maliyetli finansman temin etmekte, hem de finansmana erişim imkanını genişletmektedir. Bu programlar sayesinde bir KOBİ, normal şartlarda yüksek faiz oranları nedeniyle altından kalkamayacağı büyüme yatırımlarını, katlanılabilir koşullarda finanse edebilmektedir. Örneğin, KOSGEB desteğiyle faiz oranının 20 puan düşürülmesi, işletmeye on milyonlarca liralık kredi kullanımında çok ciddi bir faiz tasarrufu anlamına gelir. Böylece işletme, nakit akışını zorlamadan borçlanabilir ve yatırımlarının geri dönüşünü daha rahat bir şekilde bekleyebilir.
Diğer yandan, Eximbank kredileri gibi yalnızca ihracata dayalı ve belirli kotalarla sınırlı kaynakların dışında, KOSGEB programları daha geniş bir KOBİ kitlesine hitap etmektedir. İhracat yapmayan veya ihracat kredisi limitlerini doldurmuş işletmeler de, KOSGEB aracılığıyla uygun koşullu kredi bulma şansına sahip olur. Nitekim Eximbank’ın ihracat taahhüdü şartı ve firma başına sınırlı kredi limitleri göz önüne alındığında, KOSGEB’in bu programları KOBİ’ler için adeta bir alternatif can suyu işlevi görmektedir. Devlet destekli bu krediler, serbest piyasa koşullarında finansman sıkıntısı çekebilecek şirketlere ek bir kredi kanalı açarak finansman piyasasını tamamlayıcı rol oynar.
Finansman maliyetinin düşmesi, işletmelerin sermaye yapısını güçlendirir ve borçlanma kapasitelerini sürdürülebilir kılar. Örneğin, faiz desteğiyle alınan bir kredi, işletmenin kâr marjlarını aşındırmadan yatırım yapmasına olanak tanır; elde edilen yatırım geri dönüşü ile kredi anapara ödemelerini yapmak çok daha kolay hale gelir. Bu durum firmanın nakit akışını sağlıklı tutmasına yardımcı olur ve finansal risklerini azaltır. Ayrıca, şirketler bu destekli krediler sayesinde öz kaynaklarını daha verimli kullanabilir, öz kaynakları stratejik alanlara yönlendirirken rutin yatırım finansmanını uygun borçla karşılayabilirler.
Sonuç olarak, işletmeler büyüdükçe artan finansman ihtiyacını karşılamak için KOSGEB ve diğer devlet kurumlarınca sunulan destek programları kritik bir rol oynamaktadır. KOSGEB’in Küresel Rekabetçilik, Kapasite Geliştirme ve KOBİ Dijital Dönüşüm gibi programları, yüksek tutarlı kredileri düşük maliyetle sunarak KOBİ’lerin ölçek atlamasına, rekabet güçlerini artırmasına ve finansal açıdan sürdürülebilir büyüme yakalamasına imkan sağlamaktadır. Bu programlar, şirketlerin yatırım iştahını artırmakta ve ülke ekonomisine de toplamda pozitif yansımalar doğurmaktadır. Devlet destekli finansman mekanizmalarının akılcı kullanımı, büyüme sürecindeki işletmelerin karşılaştığı finansman darboğazını aşmalarını ve uzun vadede daha güçlü bir mali yapıyla yollarına devam etmelerini mümkün kılar.
KOSGEB Programlarında Başvuru Süreçleri
KOSGEB’in Küresel Rekabetçilik, Kapasite Geliştirme ve KOBİ Dijital Dönüşüm destek programları için işletmeler başvurularını KOSGEB’in e-Hizmetler platformu üzerinden gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda işletmeler, e-Devlet Kapısı’ndan KOBİ Bilgi Sistemine (KBS) giriş yaparak ilgili destek programının başvuru formunu doldurur. Destek programlarının başvuru takvimi genellikle esnek olup, kriterlere uygun işletmeler uygun gördükleri tarihte başvurularını yapabilir. Örneğin Küresel Rekabetçilik Programı’nda sürekli başvuru imkânı vardır. Başvuru sürecinde, işletmenin KOSGEB veri tabanında güncel kayıtlı olması ve işletme beyannamesinin güncel olması gerekmektedir. Başvuru formu doldurulduktan sonra Taahhütname ve Beyan ve Taahhüt bölümleri onaylanır ve ekler sisteme yüklenir. Başvuru süreçleri genel olarak şu 3 adımdan oluşur;
- e-Devlet aracılığıyla KOSGEB KOBİ Bilgi Sistemi’ne giriş yapılır (KOBİ olarak sisteme kayıtlı olunmalıdır).
- İlgili destek programı seçilip “Proje Başvuru Formu” elektronik ortamda doldurulur. Gerektiğinde formun 2. bölümü gibi ek dokümanlar indirip offline doldurarak sisteme yüklenir.
- Gerekli proje evrakları (kuruluş belgeleri, faaliyet raporları, finansal tablolar vb.) sisteme eklenir ve başvuru onaylanır. Başvuru tamamlandıktan sonra KOSGEB tarafından sisteme girilen bilgiler e-posta ile de teyit edilir.

Başvurularda Dikkat Edilmesi Gerekenler
Başvuru formunda yer alan her bölüm, projenin değerlendirilmesinde doğrudan etkilidir. Formdaki bilgiler dikkatle hazırlanmalı, her bölüm açıklamalar doğrultusunda anlaşılır ve eksiksiz doldurulmalıdır. Özellikle şunlar dikkat çekicidir:
- Proje Amacı ve Hedefler: Projenin amacı net, somut ve ulaşılabilir olmalıdır. Amaç, projenin nihai kazanımını açıkça tanımlamalı; ulaşılabilir, gerçekçi ve somut çıktılar üretmelidir. Amaca ulaşmak için belirlenen hedefler ve bu hedeflere yönelik faaliyetlerin sıralaması, mantıklı bir akış içinde ve öncelik sırasına göre oluşturulmalıdır. Her hedef için beklenen sonuçlar ölçülebilir şekilde tanımlanmalı (örneğin, “% X verim artışı”, “ilk yıl Y adet yeni ürün satışı” gibi).
- Proje Faaliyetleri: Proje faaliyetleri, projenin amacına hizmet edecek şekilde oluşturulmalı ve gerçekçi zaman aralıklarıyla planlanmalıdır. Her faaliyet başlığı, ne yapılacağını ifade eden bir hedef kazanım içermeli; faaliyet adları gider listesinden değil proje hedefinden türetilmelidir (örneğin “otomasyon yeteneği kazandırma” gibi). Faaliyetlere karşılık gelen giderler, ayrıntılı ve ayrı satırlarda belirtilmeli, farklı gider kalemleri tek satırda gruplanmamalıdır. Örneğin, yanlış: “X Tezgâhı ve Y Makinesi satın alımı” (tek satırda); doğru: “X Tezgâhı satın alımı” ve “Y Makinesi satın alımı” şeklinde ayrı satırlarda yazılmalıdır. Gider tanımları, proforma faturadaki isim ve teknik özelliklerle tutarlı olmalı, marka/model adı yerine genel ürün adı ve teknik detaylar kullanılmalıdır.
- Bütçe ve Finansman: Proje bütçesi, tüm gider kalemlerini kapsayan ayrıntılı bir tabloda sunulmalıdır. Gider kalemleri projenin her bir faaliyetini karşılayacak şekilde açıkça listelenmeli; her harcamanın gerekçesi ve projeyle ilişkisi formda belirtilmelidir. Öz kaynak–dış kaynak dağılımı açıkça yazılmalıdır. Örneğin, “Personel giderleri” için ne kadarlık kısmın işletmenin özkaynağından ne kadarının kredi (dış kaynak) ile finanse edileceği TL cinsinden belirtilmelidir. Gider toplamlarıyla alt toplamların eşleştiği, tutarsızlık bulunmadığı dikkatle kontrol edilmelidir. Bütçe bölümünde aşırı genel ifadelerden kaçınılmalı, her kalem anlaşılır biçimde yazılmalıdır.
- Proje Ekibi ve Taahhütler: Projede görev alacak kilit personel ve nitelikleri açıklanmalıdır. KOSGEB’in formunda yer alan Taahhütname ve Beyan ve Taahhüt bölümleri özenle okunmalı ve kabul edilmelidir. Bu bölümler, proje sürecinde yerine getirilecek idari, mali ve hukuki yükümlülükleri içerir. İşletme, bu taahhütlere uyacağını teyit eder. KOSGEB ön değerlendirmesinde bu belgeler eksiksiz ve doğru doldurulmuş olmalıdır.
Proje Değerlendirme Süreci
Başvurusu tamamlanan projeler KOSGEB uzmanları tarafından çok aşamalı bir değerlendirmeye tabi tutulur. Genel süreç şunları içerir:
- Ön Kontrol (İdari ve Mali İnceleme): KOSGEB personeli, başvurunun başvuru şartlarına uygunluğunu, işletme beyanının güncelliğini, gerekli belgelerin eksiksiz yüklendiğini kontrol eder. Şartları sağlamayan projeler reddedilir veya ek süre verilerek eksiklerinin giderilmesi istenebilir.
- Teknik İnceleme ve Puanlama: Başvuru idari olarak uygun bulunursa proje teknik ekibi tarafından detaylı incelenir. Projenin teknolojik yeterliliği, yenilikçi yönü, rekabetçi katkısı, fizibilitesi gibi kriterler değerlendirilir.
- Kurul (Jüri) Değerlendirmesi: KOSGEB tarafından oluşturulan Destekleme Kurulu (jüri) başvuruyu topluca görüşür. Kurul, projenin program amaçlarına uygunluğunu, sürdürülebilir etki potansiyelini ve diğer kriterleri dikkate alarak kabul, red veya revizyon kararı verir. Kabul edilen projeler için destek tutarı onaylanır. Red veya revize kararı çıkarsa işletme yeniden başvuru veya düzeltme yapabilir (reddedilen işletmeler yeniden başvurabilir).
- Kredi ve Ödeme Süreci: Kabul edilen projelerde işletme, onaylı giderleri ilgili finans kuruluşundan kredi kullanarak karşılar. (Küresel Rekabetçilik ve Kapasite Programlarında protokol imzalı bankalar; Dijital Dönüşüm Programı’nda ilgili bankalar kullanılabilir.) İşletme, kredi taksitlerini ödediği her dönemde KOSGEB’e ödeme talep formu ile başvurarak faiz/kâr payı desteği ödemesi alır.
Bu adımlar sırasında işletme, başvurusunu sistem üzerinden (KOBİ Bilgi Sistemi) ve e-posta aracılığıyla gelecek bildirimleri takip etmelidir. Değerlendirme süreci sonrasında Kurul uygun gördüğü projeyi desteklenmek üzere onaylar; başvurusu reddedilen işletmelere itiraz ve tekrar başvuru hakkı tanınır.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınma Yolları
Başvurularda işletmelerin sık yaptığı hatalar genelde eksik veya hatalı bilgi girişi, mantık hataları ve son dakika aksaklıklarıdır. Örneğin:
- Proje Tanımında Hata: Destek çağrısında belirtilen amaçlar yerine, ihtiyaçlardan hareketle plansız proje hazırlamak. (Doğru olan, KOSGEB’in çağrı metnini dikkatlice inceleyip uygun proje konusuyla işletmenin hedeflerini uyumlu hale getirmektir.)
- Faaliyet ve Gider Tanımları: Faaliyet satırlarına doğrudan bir ürün veya personel yazmak (örn. “X makinesi satın alımı”). Bunun yerine faaliyet adları, sağlanacak sonucu ifade eden şekilde olmalıdır (örn. “Üretim hattı verimliliği artırılacaktır” ve gider kalemi “X makinesi satın alımı”). Ayrıca, bütçede giderler ayrı satırlarda, açık isim ve teknik özelliklerle belirtilmelidir; farklı harcamalar tek satırda toplanmamalıdır.
- Form Eksiklikleri: Başvuru formunda bölümlerin boş bırakılması, gerekli eklerin yüklenmemesi veya anlaşılmaz ifadeler kullanılması. KOSGEB değerlendirmesi formdaki bilgi ve belgelere göre yapıldığından, her bölüm açıklamalı şekilde tamamlanmalı ve ekler (vergi levhası, bilanço, vb.) doğru yüklenmelidir.
- Zamanlama Hataları: Başvurunun son güne bırakılması veya gerekli onayların zamanında alınmaması. Başvurular başvuru süresi bitmeden önce tamamlanmalı ve onaylanmalıdır. Geç başvurular, sistemde oluşabilecek yoğunluk nedeniyle yetişmeyebilir.
- Diğer Uygunsuzluklar: Proje başlamadan önce harcama yapılması (yardımlar proje başlangıcından sonraki harcamalar içindir); proje onayından farklı ürün/hizmet alımı yapıp revizyon istememek; proje sonuç raporunu süresinde (1 ay içinde) sunmamak gibi hususlardan kaçınılmalıdır.
Bu tür hatalardan kaçınmak için başvuru öncesi KOSGEB kaynakları (uygulama esasları, kılavuzlar ve Sıkça Sorulan Sorular) dikkatlice okunmalı, proje mantığı çağrıyla uyumlu olacak şekilde tasarlanmalı ve başvuru formundaki her bölüm çağrı ve rehber açıklamaları doğrultusunda doldurulmalıdır. Yahut profesyonel bir danışmanlık şirketinden danışmanlık hizmeti alınarak konforlu bir şekilde tüm sürecin yürütülmesi sağlanabilir. Bu konuda Apsis Danışmanlık Hizmetlerinin proje tecrübesi tercih edilebilir.
Başarılı Proje Önerisi İçin Önemli Hususlar
Başarılı bir proje önerisi, ölçülebilir hedefler, uygun bir bütçe kurgusu ve etki odaklı bir yaklaşımla hazırlanmalıdır.
- Hedef ve Sonuçların Ölçülebilirliği: Proje amacı ve hedefleri SMART (Spesifik, Ölçülebilir, Ulaşılabilir, Gerçekçi, Zamanlı) olmalıdır. Öngörülen çıktı ve sonuçlar somut rakamsal hedeflerle ifade edilmeli (örneğin verimlilikte %10 artış, 2 yeni istihdam yaratımı, X TL ciro artışı vb.). KOSGEB formlarında “Beklenen Sonuçlar” bölümü için somut ve ölçülebilir kazanımlar yazılması istenmektedir. Böylelikle proje gerçekleşince etkilerin nasıl ölçüleceği açıkça belirlenir.
- Bütçe Kurgusu: Hazırlanan bütçe, projenin ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde gerçekçi ve detaylı olmalıdır. Tüm gider kalemleri doğru sınıflandırılmalı (personel, makine/teçhizat, yazılım, hizmet alımı, işletme sermayesi vb.) ve birbiriyle tutarlı toplam değerler içermelidir. Her gider tutarının dayanağı (piyasa araştırması, proforma teklif vb.) hazırda bulunmalı, bütçe toplamının özkaynak ve dış kaynak toplamıyla eşleştiği kontrol edilmelidir. Unutulmamalıdır ki bütçe, projenin planlandığı faaliyetleri karşılayacak şekilde faaliyet planı ile birebir uyumlu olmalıdır. Apsis Danışmanlık Hizmetleri proje uzmanlarına göre bütçe kurgusunu doğru yapabilen işletmelerin başarılı olma şansının çok daha yüksek olduğu raporlanmıştır.
- Proje Etki Analizleri: Başarılı projeler, ekonomik ve sosyal etkilerini açıkça ortaya koyar. Örneğin, projenin KOBİ’ye sağlayacağı rekabet avantajı, yeni pazarlar, üretim kapasitesi artışı, teknoloji kazanımı veya istihdam yaratma gibi etkileri özetlenmelidir. Kurul değerlendirmesinde projelerin uzun vadeli katkıları (verimlilik artışı, ihracat potansiyeli vb.) önemli olduğundan, bu etkiler gerekçelendirilerek ve mümkünse önceki dönem performansla karşılaştırmalı olarak belirtilmelidir. Etki analizleri, projenin tamamlanmasından sonra ölçülebilecek değişimleri içermelidir (ör. “%Y oranında maliyet düşüşü”, “Z yeni müşteriye erişim” vb.).
- Uygunluk ve Yenilik: Proje, programın amaçlarına uygun tematik alanlarda olmalıdır. Örneğin Küresel Rekabetçilik desteğinde yurt dışı pazar hedefleyen inovatif projeler, Kapasite Geliştirme desteğinde ölçek büyütmeye yönelik yatırımlar; Dijital Dönüşüm desteğinde ise dijital altyapı ve yazılım yatırımları ön plandadır. Ayrıca proje yenilik içermeli veya en azından mevcut süreçleri önemli ölçüde geliştirmelidir. Proje sürecinde riskler ve alternatif planlar da kısa şekilde belirtilerek projenin gerçekleştirilmesi güvence altına alınmalıdır.
Sonuç ve Stratejik Çıkarımlar
KOSGEB’in bu üç destek programı, firmaların rekabetçilik, üretim kapasitesi ve dijitalleşme alanlarında gerçekleştireceği yatırımları teşvik ederek uzun vadeli büyümelerine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Bu programlar sayesinde firmaların, verimlilik ve üretim kapasitesini artıracak yatırımlara imkân tanınmakta ve firmaların teknoloji entegrasyonu ve ihracat kapasiteleri güçlenmektedir.
Tüm bu destekler, KOBİ’lerin yalnızca kısa vadeli finansman ihtiyaçlarını gidermekle kalmaz, aynı zamanda kurumsal kapasite, yenilikçilik ve pazar ağlarına erişim gibi stratejik kazanımlar elde etmelerine yardımcı olur. Bu sayede işletmeler, daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapı kazanarak büyüme yolculuklarında kendilerine kalıcı avantajlar sağlar.
Stratejik çıkarım olarak, KOSGEB desteklerine başvuracak işletmelerin projelerini hedef odaklı, uzun vadeli etkiyi gözeterek ve kaynak yönetimini iyi planlayarak hazırlamaları önem arz eder. Başarı için proje hedefleri ölçülebilir kılınmalı, bütçe-maliyet planlaması titizlikle yapılmalı ve projenin firma stratejileriyle uyumu net biçimde ortaya konmalıdır. Bu şekilde hazırlanmış projeler, KOSGEB destekleri sayesinde firmaların büyümesine ve rekabet gücünün artırılmasına kalıcı katkılar sağlayacaktır.
En Son Eklenen Yazılar
En Çok Okunan Yazılar
Kategoriler
Bültenimize abone olun!
KOSGEB, IPARD, TÜBİTAK ve Sağlık Turizmi destekleri gibi hibe ve teşvik programlarından ilk sizin haberiniz olsun!







